Devrim Muhafızlarına bağlı bu üniversitenin, İran Irak savaşında İran’a ait olan Hürremşehr bölgesinin 23 Mayısta kurtarılmasının yıldönümü münasebetiyle, onlarca devrim muhafızının mezuniyet töreni gerçekleştirdi.
İmam Hamenei, bu törende yaptığı konuşmada gençlere hitaben; Değerli gençler gelecek sizin içindir. Bu ülkenin tarihini onuruyla koruyacak olan sizlersiniz.
– Yeni Hürremşehrler karşıdadır. Askeri savaş meydanında değil askeri savaştan daha zor olan alanlardadır.
– Bu savaşların askeri savaş gibi yıkıcılığı yoktur hatta belki yapıcılığı da vardır ama bilmelisiniz ki bu savaş daha zor bir savaştır.
– Bu gün İslam nizamı için askeri savaşın ihtimali az ama cihat hala devam ediyor. Cihatlar içinde Kur’an’ın Cihat-ı Kebir olarak adlandırdığı büyük bir cihat vardır: “و جاهدهم به جهاداً کبیراً” Cihat-ı Kebir onunla savaş halinde olduğumuz düşmandan hiçbir alanda itaat yapmamak anlamındadır. İktisat, siyaset, kültür, sanat ve tüm alanlarda düşmana karşı itaatsizlik yapmaktır. Bu itaatsizlik o kadar önemli ki Allah’u Teâlâ Peygamberi bu konuda sıklıkla uyarıyor.
– Bu gün insanları aydınlatmak gerekiyor. Beyinleri, hakikatlerin ve meselelerin derinliğine eriştirmek için çalışın. Aydınlatmayı kendinize özel bir görev olarak bilin. Bazen görüyorum ki Müslüman çocuklar bir eylem ya bir toplantıyla muhalif olduklarında slogan atmak kargaşa çıkarmakla itiraz ediyorlar, ben böyle işlere hiç razı değilim. Bu tazr işlerin hiç bir faydası yok, fayda aydınlatmak ve akıllıcasına davranmaktadır.
İslam İnkılabı’nın sloganlarını kesinlikle korumalısınız. Bu sloganları hıfz etmek bu cihadın bir alanıdır. Sloganlar bizim yönümüzün ve yollarımızın göstergesidir. Sloganlar konusunda sadece duygusallıklara kapılamyıp sloganların derinlik ve fesefesini anlatmalıyız. Sloganların derinliğine varırsanız bu idealler sizin vücudunuza yerleşir ve zamanın geçmesi sizi değiştirmez.
Bu mantıkla tüm dünya ve Filistin’in kurtarılışı ve hiçbir bir milletin zaafiyet yaşamaması mümkün olabilir.
Bu mantıkla yola çıkan bir millet, Allah’a tevekkül ederek tüm gücüyle çaba sarfederse askeri, finansal ve siyasi alanlarda dünya güçleri karşısında zaafiyet yaşamaz.
Asimetrik savaşlarda her iki tarafın da sahip olduğu güç ve imkanlar karşı taraflarda yoktur. Ne mutlu ki İslami düzenlerin güç kaynağı Allah’a tevekkül etmek ve mumin insanların irade gücüne inanmaktır.
Asimetrik savaş “iradeler savaşı”dır. Bu savaşlarda yeterince iradesi olmayan yenilgiye uğrar. Dolayısıyla düşmanların propagandayla bizim irademize etki bırakmasına izin vermemeliyiz.
Büyük cihat; siyasi, ekonomik, kültürel ve sanatsal alanlarda da ön planda tutulmalı. Bütün bu alanlarda kafirler ve müşriklere uymak yerine İslam ve Kur’an- Kerim öğretilerini dikkate almalıyız.
